EKOLANDİA HAKKINDA

   Pek çok kişinin hayalidir, sessiz bir ege kasabasında, günlük trafik ve insan kalabalığının yarattığı karmaşadan uzak yaşamak. Bir adım ötesinde bir çiftlik kurmak ve toprağa yalınayak basıp kendi kendine yetebilmek.

   Aslında hersey böyle başladı. Dünyanın en güzel coğrafyalarından biri olan, Güney Ege’nin Güzelçamlı ilçesinde başladı herşey. Dilek milli parkında sona eren karayolu, Güzelçamlı’yı trafik ve aşırı yapılaşmanın talan ettiği yol üstü kasabaları gibi olmasını engellemiş. Temiz denizi ve 7 bölge bitki florası ile  olağanüstü bir kasabaya çevirmiş. 

   Ekolandia doğal yaşam çiftliği bu olağanüstü coğrafyada, çam ormanlarının kıyısında Kuşadası körfezine hakim yaklaşık 10 bin m2 bir alan üstünde kuruldu.

   Onlarca yılda bakir kalmış, ormanın özgür ve vahşi bitki örtüsünün güzellikleri sakladığı bu tepeye ilk adım attığımda romantik doğal yaşam hayallerinin hiç de kolay gerçekleşmeyeceğini anlamam uzun sürmedi.

   Bu zorlu süreçte, direncimi ayakta tutacak temel düşüncem yıllardır her işte yola çıkarken rehber edindiğim 5 kelime oldu "sınırsız kaynakların yoksa, yaratıcılığını kullan".

   Yıllarca üst düzey yöneticilik yapmış, kendi alanında gelinebilecek en üst makamlara ulaşmış bir hekim olarak, bu 10 dönüm arazi parçasında hiç bir ayrıcalığınız işe yaramaz. En kolayıdır para ödeyerek, hayallerinizi başka birilerine yaptırmak. ( Kaldı ki bu çapta bir toprak parçasına hakim olup, onlarca işçi çalıştıracak maddi birikimim yoktu, o zaman elimdeki tek kaynak emek, yaratıcılık ve sabır)

   Denizden 200 m yüksekte, bu araziye ulaşmak kullandığım kent içi ulaşıma uygun araç ile mümkün olmayacağına göre, herseye başlamadan önce aracımı değiştirmeliydim. Kullandığım aracı kızıma vererek bir ford ranger arazi aracı aldım.  Ki o araç bu zorlu süreçte beni hiç yarı yolda bırakmadı. şimdiye kadar yüz ton taş taşıdı, yüzlerce torba çimento, çamur ve yağmur altında birlikte neyimiz var neyimiz yok ortaya koyduk.

   Yeterli maddi kaynak olmadığına göre, arazinin zorlu orman sınırına tel örgü çekmek, yolları yapmak , ve hatta ev yapmak bana düşmüştü.

   Elektrik büyük ihtiyaçtı. Gece çalışmak için ışık (Gündüz başhekimşik görevim devam ettiği için) Araziye elektrik çekmek gerekiyordu. Başvurular yapıldı, ancak devlet öyle hadi sana hemen elektrik vereyim demiyor. Bir sürü mühendis devreye girdi 45 bin tl den başlayan iş bitirme teklifleri en son 25 bin tl ye kadar düştü. Bana söylediklerine göre, 400 mt öteden elektrik getirmek için aydem kamu yararı görmüyormuş. Ama 45 bin tl ödersem olurmuş. Bu aşamada 9 eylül ünüversitesinin herkese açık sertifikalı fotovaltaik enerji kursu düzenlediğini duymuştum. Teorik, pratik bir kurs. Hemen ücreti ödeyip kursa başladım. Konu ile ilgisiz bir meslek grubu katılımcısı olarak , hafif dalga konusu olsamda kurs sürecini tamamladım. Kurs sonunda yapılan sınav sonuçları açıklandığında adım yoktu. Kurs arkadaşlarım , boşver hocam senın katılman bile yeter, tarzında ti ye almalar, teselliler devam ederken, sıralama listesinin eksik gönderildiği ilan edildi. Kısa süre sonra yeni liste geldiğinde .sınavı derece ile ilk sırada geçtiğim ortaya çıkınca , aklımda ti ye alan arkadaşlara nazire yapmaaktan cok, çiftliğe kuracağım solar enerji unitesi ile ilgili sabırsızlık vardı..

   3 ay süren çiftlik evi inşaatı 1 ekimde nihayet bitmişti. elektriksiz(2 adet gündüzden hastanede şarj ettiğim ışıldak) ve su olmadığı için camiden doldurduğum 10 bidon su , arabam ile taşıdığım tuğla, malzeme ve hiç usta kullanmadan evi bitirebilmiştim. Çatısına kurduğum solar paneller ile, güneş , kamu yararı gözetmeden cömertçe elektriği sunmaya başlamıştı. Artık özgür vahşi bir at gibi her yerimi tekmeleyen , direnen arazi ile başbaşa kalmıştık. Bahçe duvarları, yollar, yabani bitki örtüsü, sebze bahçesi, arı kovanları, zeytin ağaçları, artık günlük  rutinim olmuştu.Sözde  modern hayatın size sunduğu hiç bir kolaylık artık geçerli değildi.

   Artık ikinci aşamaya geçebirdim. Doğal , organik ürünler yetiştirmek. oluşturulan sebze bahçesinde kullanılacak fideler önemliydi. Ege kırsalının anneleri.dedelerinin yıllarca sakladığı,  her yıl yeniden yetişdirdiği fidelere ulaşmak. Tamam belki üretimde zorluklar olacaktı, belki biraz ürün kaybıda olacaktı ama gdo lu değildi, tarımsal ilaç ve gübre kullanılmamıştı. Zeytin ağaçlarına çirkin zehir bidonlarından boca edilen kimyasal ilaçlama kıllanılmayacaktı. Zeytinyağında zerre de olsa kimyasal kalıntı olmamalıydı. Bal üreten arılarıma, kolaylığa kaçıp şeker yada glikoz şurubu verilmemeliydi. Öylede oldu.ürün kaybı beklerken , tek damla ilaç kullanmama rağmen üretim paylaması oldu. Zeytin ağaçlarım 3.5/1 oranında yani 3, 5 kg zeytin 1 kg yağ verdi, asitliği 0, 5 i geçmedi, buram buram domates kokan domateslerin fazlası geleneksel yöntemler ile cam kavanozlarda konserveye cevrildi, salça yapıldı. Çoğu üzerinde kızaran biberler karayollarından uzak tertmiz doğada kurutuldu. 2 yıl önce başlayan emek ve direnç bugün Ekolandia markasını yarattı

   Ve bugün artık  özveri, iyi niyet ve ticari kaygıdan uzak üretim tutkusu bütün ürünlerini tanıtmak için yol almaya başladı. Günümüz,  iltişim ve etkileşim çağı. Herkes ne arıyorsa ellerindeki, evlerindeki , ofislerindeki sanal köprü ile bulabiliyor. Ekolandia da bu talebe karşılık vermek için , ticari ve yasal bir zorunluluk olarak Ekolandi gıda, organik tarım sağlık , turizm ve tiç ltd şirketini kurdu. Adı şirket olsada tüm ürünleri geleneksel ve doğal. Sanal ortamda adı, adresi, kurucusu, sorumlusu belli olmayan pek çok gıda satış platformu var. Baksanız hepside organık. Kuşkusuz içinde ticari hesaplar kadar sorumluluk sahibi kuruluşlarda vardır. Ancak Ekolandia doğal yaşam çiftliğinin kurucusu olarak, hem sağlık üzerine yazıları, fotoğrafları , gerçek çiftlik görüntüleri ile çok yönlü ve samimi başka bir ürün satış sitesi olduğunu sanmıyorum

   Halen inşa ve düzenleme çalışmaları devam eden Ekolandia, süreç tamamlandığında ürünlerini misafirlerine kahvaltı ve restoaurant olarak da sunacaktır. Yerinde satın alma , ziyaret, çam ormanları içinde ahşap boungalavlarda gecelik, günlük konaklama olacaktır. O gün gelene kadar siz web sitemizden ulaşacağız. Sadece ürün satın almak için değil, site üzerine yer alan Atilla Barkan blog penceresinden de sağlık, diet, güncel yaşama dair yazılarıma da ulaşabilirsınız, yorum yazabilirsiniz

 

     Dr.Atilla Barkan

     Ekolandia Gıda Organik Tarım Sağlık Turizm ve Tic. Ltd. Şti.

     Kurucu

     05327631243